İçeriğe geç
Kastamonu Bülten

Yaşamı anlatan ayrıntılar, burçları yorumlayan bakış

Kişisel Gelişim 4 dk okuma

Öğrenmede Plato Dönemi: İlerleme Neden Bir Süre Durur?

Yeni bir beceride hızlı başlangıcın ardından gelen durgunluk yeteneksizlik değil, öğrenmenin doğal bir evresidir. Platoyu tanımak bırakmadan devam etmeyi kolaylaştırır.

Yazar: Mert Erenol Güncellendi:

Yeni bir beceriye başlarken ilk günler genellikle keyiflidir. Her denemede gözle görülür bir ilerleme olur, dün yapılamayan bugün yapılır. Sonra bir gün bu hız kesilir. Aynı çalışma sürdürülür, aynı emek verilir ama sonuç yerinde sayar. Bu duraklama dönemine öğrenmede plato denir ve neredeyse her beceride karşılaşılır.

Platonun en can sıkıcı yanı, çoğu kişiye yeteneksizlik işareti gibi görünmesidir. Oysa tam tersidir: plato, öğrenmenin ilerlediğinin ama görünür yüzeye henüz yansımadığının işaretidir. Bu dönemi tanımak, çok sayıda kişinin tam da eşiğe geldiği yerde bırakmasını önler.

Hızlı başlangıç neden yanıltıcıdır

Bir işe sıfırdan başlandığında öğrenilecek en temel şeyler ilk sıradadır. Bunlar hem en kolay hem de sonuca en çok katkı veren parçalardır. Doğal olarak ilk haftalarda büyük sıçramalar yaşanır.

Temel parçalar öğrenildikten sonra geriye daha ince, daha zor ve tek başına daha az fark yaratan ayrıntılar kalır. Emek azalmamıştır ama her birimin getirisi düşmüştür. Hızın kesilmesi, çalışmanın kötüleşmesinden değil, işin doğasının değişmesinden kaynaklanır.

Plato sırasında aslında ne oluyor

Duraklama döneminde öğrenme durmaz; biçim değiştirir. Beceriyi oluşturan parçalar bu dönemde birbirine bağlanır, sıralanır ve otomatikleşir. Dışarıdan bakıldığında performans aynı görünür çünkü kazanım henüz hızda değil, sağlamlıkta birikmektedir.

Bu birikim bir süre sonra kendini gösterir. Uzun süredir değişmeyen performans, beklenmedik bir anda bir basamak yukarı çıkar. Öğrenme düz bir çizgi hâlinde değil, basamaklar hâlinde ilerler; plato da basamağın düz kısmıdır.

Aynı şeyi tekrar etmenin sınırı

Plato dönemini uzatan en yaygın neden, çalışmanın rahat bölgede kalmasıdır. İnsan doğal olarak yapabildiği kısmı tekrar etmeye eğilimlidir; çünkü orası akıcı ve tatmin edicidir. Fakat zaten yapılabilen bir şeyi tekrarlamak yeni bir kazanım getirmez.

İlerleme, ancak zorlanılan bölgeye girildiğinde sürer. Bu bölge kişiyi hatalı ve beceriksiz hissettirir, bu yüzden kaçınılır. Oysa hata sayısının artması genellikle doğru bölgede çalışıldığının işaretidir.

Zorluğu doğru ayarlamak

Zorluk fazla düşükse ilerleme durur, fazla yüksekse öğrenme dağılır. Verimli aralık, denemelerin bir bölümünün başarısız olduğu ama tamamının başarısız olmadığı yerdir. Kabaca, on denemenin yedi sekizinin tutması iyi bir işarettir.

Zorluğu ayarlamanın en pratik yolu beceriyi parçalara ayırmaktır. Tümünü baştan sona tekrarlamak yerine, en zayıf parçayı seçip yalnızca onu çalışmak çok daha hızlı sonuç verir. Zayıf halka güçlendiğinde bütün performans yükselir.

Geri bildirim olmadan ilerlemek zordur

Plato dönemlerinin bir bölümü, kişinin ne yaptığını göremediği için oluşur. Hatanın nerede olduğu bilinmiyorsa tekrar, yanlışı da pekiştirir. Yanlış tekrar, doğru tekrardan daha zararlıdır çünkü yerleşir.

Geri bildirim illa bir başkasından gelmek zorunda değildir. Yaptığını kaydetmek, ölçmek, kendi çalışmasını sonradan izlemek ya da basit bir kontrol listesi kullanmak yeterlidir. Görünür hâle gelen hata, düzeltilebilir hâle gelir.

Dinlenmenin ve aralıklı çalışmanın payı

Bir beceriyi pekiştiren süreçlerin önemli bir bölümü çalışma sırasında değil, aralarda gerçekleşir. Yeterli uyku ve çalışmalar arasına bırakılan boşluk, öğrenilenin yerleşmesini sağlar. Aralıksız uzun seanslar bu yerleşmeye zaman bırakmaz.

Bu nedenle kısa ve sık çalışma, uzun ve seyrek çalışmadan genellikle daha verimlidir. Günde yarım saatlik düzenli bir çalışma, haftada bir yapılan üç saatlik seanstan daha çok ilerleme getirir. Süre değil, tekrarın dağılımı belirleyicidir.

Karşılaştırmanın bozduğu ölçü

Duraklama dönemlerinde kendini başkalarıyla kıyaslamak, bırakma isteğini besleyen en güçlü etkendir. Dışarıdan yalnızca sonuç görünür; o sonuca giden yıllar, tekrarlar ve kendi plato dönemleri görünmez.

Daha yararlı ölçüt, birkaç ay önceki kendi hâlidir. Bunu görebilmek için kayıt tutmak gerekir. Kısa bir not, bir ses kaydı ya da basit bir ölçüm, ilerlemenin unutulmasını engeller ve karşılaştırmayı doğru yere çevirir.

Platoyu aşmak için pratik bir düzen

İlerleme durduğunda yapılacak ilk şey çalışmayı artırmak değil, değiştirmektir. Aynı çalışmanın daha fazlası genellikle aynı sonucu verir. Parçalara ayırmak, tempoyu değiştirmek, koşulları zorlaştırmak ya da işi farklı bir sırayla yapmak yeni bir uyarı sağlar.

İkinci adım, ilerlemeyi sonuçla değil davranışla ölçmektir. Sonuç plato döneminde kıpırdamaz, davranış ise ölçülebilir. Kaç kez çalışıldığı, hangi parçaya kaç tekrar ayrıldığı gibi ölçütler, görünmeyen ilerlemenin kaydını tutar ve devam etme isteğini korur.

Öğrenmede duraklama, yolun bittiği yer değil; kazanılanın sağlamlaştığı bölümdür. Bu dönemde bırakanlar genellikle yeteneği olmayanlar değil, düz çizgi bekleyip basamakla karşılaşanlardır. Beklentiyi düzeltmek, çalışmayı zorlanılan bölgeye taşımak ve geri bildirimi görünür kılmak, platoyu geçilebilir bir aşamaya dönüştürür. Yeterince beklendiğinde bir sonraki basamak neredeyse her zaman gelir.