Güzellik ve Bakım 4 dk okuma
Fondöten ton seçimi: alt tonu bulmanın pratik yolları
Doğru fondöten yüzde fark edilmeyen fondötendir. Alt ton nasıl belirlenir, deneme nerede yapılır ve neden yirmi dakika beklemek gerekir?
Yazar: Selin Karacael
Fondöten, makyaj ürünleri arasında en çok satın alınan ama en sık yanlış seçilen kalem. Bunun nedeni ürünün kalitesi değil, seçim anında bakılan yer. Çoğu kişi rengi elinin üstünde deniyor, mağaza aydınlatmasında karar veriyor ve eve geldiğinde tonun yüzünde bambaşka durduğunu fark ediyor. Doğru fondöten aslında yüzde kaybolan, varlığını kendi değil sadece etkisiyle belli eden fondötendir.
Alt ton nedir, neden önemli
Ten rengi iki katmanlı bir bilgi taşır. Birincisi açıklık koyuluk derecesi, ikincisi alt ton. Alt ton, cildin altından vuran renk eğilimidir ve genellikle üç başlıkta toplanır: sıcak, soğuk ve nötr. Sıcak alt tonda sarı ve altın; soğuk alt tonda pembe ve mavi; nötr alt tonda ikisinin dengesi baskındır.
Alt tonu anlamanın pratik yolları var. Gün ışığında bileğin iç kısmındaki damarlara bakmak bunlardan biri; yeşile çalan damarlar sıcak, mora çalanlar soğuk alt tona işaret eder, ikisi de belirgin değilse nötr olma ihtimali yüksektir. Bir başka yöntem, gümüş ve altın takıların yüzde nasıl durduğuna bakmak. Beyaz ve saf gri kumaşların yanında yüzün canlı mı yorgun mu göründüğü de fikir verir.
Alt ton yanlış seçildiğinde ortaya çıkan görüntü tanıdıktır. Fazla sıcak bir ton yüzü turuncu gösterir, fazla soğuk bir ton ise gri ve cansız bir yüzeye dönüşür. İlginç olan, bu iki sorunun da doğru koyulukta bir üründe bile yaşanabilmesi.
Nerede ve nasıl denemeli
Denemenin doğru yeri çene hattıdır. El üstü, boyun ve kol; hepsi yüzden farklı tonlarda olabilir. Çene hattına birbirine yakın üç ton yan yana sürülür ve gün ışığına çıkılır. Doğru olan, dağıtmaya bile gerek kalmadan cilde karışan tondur. Mağaza içi aydınlatma sarı ya da mavi baskılı olabildiği için, bu son adım atlandığında karar büyük ölçüde şansa kalır.
Bir başka önemli nokta zaman. Fondöten sürüldükten hemen sonra değil, on beş yirmi dakika sonra değerlendirilmelidir. Birçok formül ciltteki yağ ve sıcaklıkla temas ettikçe hafifçe koyulaşır; buna oksitlenme deniyor. Sürüldüğü anda kusursuz görünen bir ton, yarım saat sonra beklenenden koyu durabiliyor.
Mevsim ve bitiş farkı
Ten rengi yıl boyunca sabit kalmıyor. Yaz aylarında bir iki ton koyulaşan bir cilt için kışlık fondöten belirgin bir maske etkisi yaratıyor. Bu yüzden pek çok kişi iki tonu birlikte bulunduruyor ve mevsim geçişlerinde ikisini karıştırarak ara bir renk elde ediyor. Bu, ayrı bir ürün almaktan daha ekonomik ve genellikle daha isabetli.
Bitiş seçimi de sonucu doğrudan etkiliyor. Mat bitişli formüller yağlı ciltlerde daha uzun süre yerinde kalıyor ama kuru ciltte çizgileri belirginleştirebiliyor. Nemli ve ışıltılı bitişler kuru ciltte doğal bir canlılık veriyor, yağlı ciltte ise gün ortasında parlamayı artırabiliyor. Saten bitişler ikisi arasında ortalama bir yerde duruyor ve çoğu cilt için güvenli bir başlangıç sayılıyor.
Kapatıcı miktarı ve uygulama
Doğru ton seçildiğinde kullanılan miktar da azalıyor. Yüzün tamamına kalın bir katman yerine, kızarıklık ve ton farkı olan bölgelere ince katmanlar sürüp ihtiyaca göre üstüne eklemek daha doğal bir sonuç veriyor. Ürünü cilde bastırarak yerleştirmek, sürerek yaymaktan genellikle daha uzun ömürlü bir kaplama sağlıyor.
Boyunla yüz arasındaki çizgi, yanlış tonun en kolay ele veren yeri. Bu farkı kapatmak için fondöteni boyna doğru yaymak yerine, doğrudan boyunla uyumlu bir ton seçmek daha temiz bir çözüm.
Kısa bir kontrol listesi
Cilt tipi de seçimi yönlendiren bir başka değişken. Yağlı ciltlerde su bazlı formüller gün boyunca daha stabil kalırken, kuru ciltlerde yağ içeriği yüksek formüller çizgilere oturmayı azaltıyor. Karma ciltlerde ise tek bir ürün yerine iki farklı bitişi bölgesel kullanmak, kâğıt üzerinde zahmetli görünse de pratikte en dengeli sonucu veriyor.
Fondötenin altına ne sürüldüğü de görüntüyü etkiliyor. Nemlendirici tam olarak emilmeden fondöten sürüldüğünde ürün yüzeyde kayıyor ve gün içinde toplanıyor. Birkaç dakika beklemek, bu sorunun büyük kısmını ortadan kaldırıyor. Aynı şekilde güneş koruyucu kullanılıyorsa onun da yerleşmesi için zaman tanımak gerekiyor; aksi hâlde iki katman birbirine karışıp beklenmedik bir ton oluşturabiliyor.
Alt ton belirlendi mi, deneme çene hattında mı yapıldı, gün ışığında bakıldı mı, yirmi dakika beklendi mi, cilt tipine uygun bitiş seçildi mi. Bu beş soruya evet diyen bir seçim, kutunun üzerindeki isimden bağımsız olarak yüzde çok daha doğal duruyor. Fondötenin başarısı sonuçta örtme gücünden değil, farkedilmemesinden geliyor.